22 Ağustos 2011 Pazartesi

Bir kedi...

Kimileri kediye nankör der, kimisi kediden özellikle nefret eder...

Benimse hayatım boyunca en vefalı dostlarım kedilerim oldu. Ne sağlığımda, ne hastalığımda, ne üzüntümde, ne sevincimde yalnız bırakmadılar beni. Hele hele son 4 yıldır hayatımda olan bir tanesi var ki...o benim canım, arkadaşım, dostum, oğlum, eğlencem, neşem, can yoldaşım.

Hayatımın en boktan günlerini yaşarken, bir parça bana can olur diyerek evdekileri zar zor ikna etmemle oğlumu eve getirmem bir oldu. Ve o gün bu gün, adını "Can" koyduğum bu dünya tatlısı oğlan bana can yoldaşı oldu.


Kediler çok enteresan varlıklar. Hayvan demiyorum özellikle, zira bazen içlerinde küçük birer insan gizlenmiş de bizi seyrediyor gibi hissediyorum. Ayrıca hepsi insanlar gibi farklı farklı karakterlere sahip. ve çok ilginç bir şey var gözlemlediğim, benzer karakterdeki kediler ve sahipler bir şekilde birbirlerini buluyor ve birlikte yaşıyorlar. Eğer karakterler uyuşmuyorsa, bir şekilde o kedi o evden bir süre sonra ya uzaklaşıyor, ya uzaklaştırılıyor, yerine evin sahibinin karakterine uygun bir kedi mutlaka geliyor. Enerji yasası mı desem, çekim yasası mı desem bilemiyorum, ama gizemli bir olay var bu kedilerde, çok özel hayvanlar, bu yüzden diyorum ya enteresan varlıklar... 

Bir kedi için en önemli şey güven duygusu. Hani bizim insanlar olarak pek vermeyi beceremediğimiz. Kendimiz güven vermeyi beceremediğimiz yetmezmiş gibi, sadece güven isteyen varlıkları nankör ilan ederiz. Neyse efendim, kedicikler güven duymadan yaşayamazlar. Bulundukları ortama, sahibine, evindeki en küçük eşyaya varana kadar herşeyi tanıyıp sindirip bir tehlike olmadığını anladıktan sonra ancak güven duyabilirler. Dolayısıyla bu bir süre gerektirir. Ve yine dolayısıyla en ufak bir değişiklikte kedinin güven duygusu kaybolduğundan kedi de kendini kaybeder. Kendini kaybettiği için de bırak sahibini tanımayı, gözü dünyayı bile görmez hayvancağızın.


Benim muzur canımı örnek vermek istiyorum. Kendisi şimdiye kadar beslediğim en sevgi dolu kedi. En cana yakın. Bazı kediler eve gelen giden oldumu saklanırlar bir köşeye çıkmazlar. Benimkisi tam tersine, acaba hangisinin ayağını koklasam, hangisine kendimi sevdirsem, Allah'ım hangisi benle oynar acaba diye deli divane olur insanların tepelerinde bile dolaşabilir ve ne yapar yapar kendini sevdirir :) E tabi bu sevimliliğinin yanında yaramazlıkları da var oğlumuzun, ama onları gözümüz görmüyor çok sevdiğimiz için :)) Ama bu sevimli oğlan gelgelelim ki evde en ufak bir tadilat olsun, en küçüğünden yeni bir eşya alınsın, en hızlısından bir temizlik yapılsın, kendini kaybediyor. Sanırsınızki Can gidiyor, yerine bambaşka bir hayvan geliyor. Ciddi ciddi hastalanıyor. Hatta temizlik veya tadilat her neyse artık, uzun süren birşey ise, gerçekten hasta oluyor ve bir süre sonra kusmaya başlıyor. Yüzümüze bakmıyor. Yanımıza gelmiyor. O neşe dolu oğlan gidiyor, gudubet bir herif geliyor. Ama ev düzene oturup, Can herşeyi güvenli hissetmeye başladığı zaman değmeyin keyfine. Hasta olup 1 hafta yataktan çıkmasam, o da benimle beraber yatıyor, kalkıp oyun bile oynamıyor ben hastayken.

Velhasıl kedilere nankördür deyip bilip bilmeden günahlarını almayın. Kedinin doğasını kabullenmek önemli olan ve onlara ihtiyaç duydukları güvenli, sevgi dolu ortamı sunmak. Keşke insanlar da onlar kadar duyarlı ve vefalı olabilseler...



10 yorum:

Begonvilli Ev dedi ki...

Onları çok seviyorum. Onlarla paylaşılan bir evde muhteşem güzellikler yaşandığını öğreneli epeyce zaman oldu. Kızımı sokakta ölmek üzereyken bulmuştum. minicikti ve kesinlikle sokakta hiç bir şansı yoktu. Aileye katıldıktan sonra gördük ki, o başlıbaşına bir karakter, özellikleri ve güzellikleri anlatmakla bitmez.

Can da çok sevimli ve güzel bir kedi. Hiç ayrılmamanızı diliyorum.

lacrymosa dedi ki...

benim de çok sevdiğim bir kedim var, adı Zorro :), çünkü yüzündeki tüyler zorro maskesi oluşturacak şekilde dizayn edilmiş siyah beyaz, yirim!

springoss dedi ki...

Ne kadar büyük bir iyilik yaptın o kediyi hayata döndürmekle. Görmüştüm zaten resimlerini senin blogda, o da çok tatlı bir cadı. Ömürleri yettiği sürece sağlıklı bir şekilde yanımızda olsunlar inşallah...

springoss dedi ki...

lacrymosa, kedinin adına bayıldım! Zorro, gel oğlum! Çok güzel oluyor yaw :)

çello çalan kedi dedi ki...

uvvv turuncu kedilere bayılıyorum, annemin Simon'una benziyor senin Can. Ne olursa olsun kedilerin hepsi can.. :)

springoss dedi ki...

her biri ayrı bi can gerçekten. bir de bahçe de 5 tane can daha besliyorum, eve alamıyorum onları evdekilerden izin alamadığım için. Ama hepsi can, hepsi neşe kaynağı, en güzel bişey bunlar :))

crazywomanrosemary dedi ki...

Tüm hayvanları severim.Çok Kedim oldu..ama hep dışarıda eve epeydir alamıyorum allerjen durumlardan dolayı..hepsi sevilesi..:)

springoss dedi ki...

crazywoman, dışarda olması bile güzel, olsun da nerde olursa olsun. önlerince bi parça mama koyup üşüşmeleri, sonra gözünün içine melül melül bakmaları yokmu, içim eriyor hepsine bakınca. Hatta şimdi bahçedekilerin mamasını, suyunu yeni tazeledim geldim. Kızlardan biri yavrulamış, 3 tane bebesi var, vik vik diye bağırıyolar :))

colette dedi ki...

İki kedim var,şimdiye değin pek çok kedi beni sahiplendi. Hiçbiri birbirine benzemedi ama ben hepsini çok sevdim. Muhteşem canlılar onlar... Bir kez hayatınıza girdiler mi bir daha onlarsız olamazsınız. Size de Can'ınızla mutlu bir yaşam dileriz....

springoss dedi ki...

colette, kuyruklu dostlarınla ve bu güzel yorumunla birlikte hoşgeldin! Ne iyi ettin de geldin. Kedilerine de köpeğine de bayıldım, hepsi birbirinden güzel, maşallah! Hepsinin uzun, sağlıklı, güzel ömürleri olsun!