19 Şubat 2013 Salı

Yalnizlar Sahilinde

Evet yalnizlar rihtimindan esinlendim basligi yazarken. Hem dinlemesini hem de soylemesini cok severim bu sarkiyi. Bu arada ilk defa telefondan bloguma post girmeye calisiyorum. O yuzden turkce harflerim bile yok.

Nerden geldi aklima durup dururken bu yalnizlar sahili?

Sadece beni cok yakindan taniyan bir  iki kisi bilir. Ara sira, bazen musteri ziyaretinden donuste, bazen evde bunaldigimda, bazen kendimi resetlemek istedigimde evimden cok uzak olmayan sahil kenarina gelir, arabami parkederim. Hava soguksa arabanin icinde oturup denizi, adalari seyrederim oylece. Hatta bazen uyuyakalabilirim bile. Hava guzelse de yururum. Uzun yillardir yaparim bunu. Ama kimselere demem. Benim yalnizligimla en rahat bulustugum ve huzur buldugum yer burasi. Belki evime yakin bir orman olsaydi, orayi mekan bellerdim kendime kimbilir.

Bugun yine is donusu icim de bulanikken hazir, bi ugrayayim mekanima dedim. Denizi seyrediyorum su anda. Ama itiraf etmem lazim ki telefondan yazi yazmak bana gore degil. Cok zor. 

Biraz yuruyeyim dedim, havanin ilimanligina aldandim ama ruzgar varmis meger, biraz yurudukten sonra farkettim. Tam o esnada bir de kedicik takildi pesime. gri bir tekir(keske fotografini cekseydim). Kedi basladi beni takip etmeye. Zipir zipir. Kedi mamalari arabamin bagajinda duruyor. O yuzden dondum geriye dogru yurumeye basladim. Kedicik de takip etti tabi. Bakan herkes bir laf atti illaki. Karisiyla yuruyus yapan amca "bak hanim kizimiz kedisini gezdiriyor" dedi mesela. Halbuki kendi kedimi buraya getirsem kacmadigi delik kalmaz, takip etmek bir yana dursun. En guzel lafi ise kayaliklarin uzerinde tek basina mangal yakan bi abi soyledi "her yalnizin bir arkadasi vardir abla". 

Dogru soze ne denir... Benim yalniz anlarimin, yalnizliklarimin en yakin arkadaslari hep bu kediler oldu. Evimde, bahcemde, yolda, sokakta, her zaman her yerde en cok onlar yanimda. Meleklerim onlar benim, nereye gitsem takip ediyorlar.

Bu kedicik beni arabaya kadar takip etti.  Ama ben daha mamasini veremeden arkadaslari cagirdi kacti gitti. Megerse ileride baska bir yerde mama koymus birileri toplasmislar onu yiyorlar. Neyse, bir obek mama da ben koydum. Afiyet olsun meleklere. Ama kimbilir geceleri ne yapiyorlar, nasil yatip uyuyorlar bu ruzgarin ortasinda. Kayaliklarin uzerinde kutular filan var, iclerine girip saklansinlar diye ama yine de yetmiyor ki. İcim sizliyor su hayvanlara. Ama elimden de daha fazlasi gelmiyor. Simdilik en azindan.

Bu sahilin bir ozelligi de, yalniz basiniza yuruyorsaniz veya arabanin icinde bile oturuyor olsaniz, etraftakilerin dikkatini ceker mutlaka ve izlerler sizi. Belki siz de onlari izlersiniz arada. Karsidaki bankta oturmus hararetli hararetli telefonda konusan amca kimbilir kimle hangi davasini konusuyor? Aksamin sogugunda yuruyuse cikmis iki teyze sıcacik evinden kendini sokaga atacak enerjiyi nerden buluyor? Yandaki minibusun icinde sevisip koklasan cift benden rahatsiz oluyor mudur acaba?(hatta rahatsiz olmasinlar diye ozellikle onume bakiyorum kafami cevirmeden)....gibi bircok sey gelip gecebilir insanin aklindan.

Iste yalnizlar sahilinden manzaralar bunlar. Onumde cimenlik, biraz arkasinda kayaliklar, sonra deniz, karsi kiyida adalar, sag tarafimda sevisen bir cift, sol tarafimda yuruyen teyzeler. Biraz otede mangal yakmaya calisan abi. Ve her ordan oraya kosup ziplayan kediler. Seviyorum ben burayi...

Hiç yorum yok: