19 Kasım 2011 Cumartesi

Yasaklı Türküler

Sonunda bu da oldu. Sıra türkülere geldi. Onların da yasaklanması lazım birer birer...

Müzik bambaşka bir dünya, içine girmeyenin idrak edemeyeceği başka bir alem. Hele bizim müziğimiz, türkülerimiz, Anadolu'nun dört bir yanının farklı farklı kültürlerinin ezgilere yansımış hali...

Yıllarım bu ezgilerle doldu taştı. Bu türküler, ezgiler ekmek, su gibi oldu adeta, bir nevi yaşam kaynağı. Yeri geldi her şeyden vazgeçtim, onlardan vazgeçmedim. Zira onlarda bulduğum huzuru ve samimiyeti  hiçbir şeyde bulamadım.

Anadolu'nın dört bir yanı dağlıktır. Sıra sıra heybetli dağlar. Hayat dağlardadır. Bambaşka bir alemdir.orası. Havası, suyu öyle başkadır ki. Belki de bundandır, nice türküler yazılmış üzerine o dağ senin bu dağ benim...
Sonradan yapılan şarkılar da var tabi. Hepsini dinleyince, hele hele söyleyince, gitmiş kadar oluyorum kokusunu özlediğim o dağlara.

Velhasıl, memleketin dört bir yanı dağlıkken, uğruna yazılıp çizilip söylenen bütün ezgiler suç mudur be kardeşim? Konya Ovası'na mı ezgiler yapsaydık sürekli? Memlekette var 81 il, 81 birbirinden apayrı kültür. ve o kadar güzel ki bunca farklı kültürün tek bir ortak dille, müzikle hayat bulması. Ve bir o kadar da iğrenç ki, bu ezgilere hakaret edilmesi. 

Bırakın bari müzik özgür olsun. Bi rahat bırakın lütfen...