25 Kasım 2012 Pazar

Muhteşem Yüzyıl

Sayın başbakanımız yine bir yerlerde konuşuyor. 

Muhteşem Yüzyıl dizisine yönelik yaptığı eleştiriyi aynen paylaşmak istedim. Zira bunlar sonra medyadan siliniyor, yok oluyor bulup okuyamıyoruz. Bu eleştirisi zaten bildiğimiz şey. Rahmetli Meral Okay hayattayken anlatıyordu zaten aldığı tehditleri. Tevekkeli değil, kadıncağız o kadar hayat dolu bir insan olmasına rağmen kanser belasına çok kısa sürede yenik düştü...

Velhasıl, aynen şunları söylüyor başbakan:

"Bugün Türkiye’ye sığınan Suriyeli, kardeşlerimiz muhaliflerin değil zorba, zalim Beşar’ın zulmünden kaçarak geldi. Biz Dumlupınar’daki şehitlerimizi zihniyetliyle hareket ediyoruz. Biz Domaniç’te Osmanlı’yı kuran ruhun anlayışı ile hareket ediyoruz. Muhalefete bakıyorsunuz Gazze’de Suriye’de Sudan’da ne işiniz var diyor. Biz ecdadımızın gittiği her yere gitmek zorundayız.  Ama bunlar sanıyorum ecdadımızı televizyon ekranındaki Muhteşem Yüzyıl’daki gibi zannediyorlar. Biz öyle bir Kanuni bilmiyoruz. O Kanuni’nin ömrü 30 yıl at üstünde seferlerde geçmiştir. Ben o dizilerin yönetmenlerini de o televizyonun sahiplerini de milletimin huzurunda kınıyorum. Bu konuda ilgilileri uyarmamıza rağmen yargının da gereken kararı vermesini bekliyoruz. Bu değerlerle oynayanlara milletçe gereken dersin hukuk içinde verilmesi gerekir."

 Kendisinin alakasız konuları evirip çevirip birbirine bağlama yeteneğine hayranım. Suriye meselesini bir güzel çevirip televizyondaki muhteşem bir program olan "Muhteşem Yüzyıl" a bağlamış, helal olsun diyorum. 

Kanuni Sultan Süleyman, malumunuz 46 yıl boyunca padişahlık yaparak tahtta en uzun süre kalan Osmanlı Padişahı. Bu süre zarfında da 13 kere sefere çıkmış. Bu sayı da yine ona en çok sefere çıkan padişah ünvanını kazandırmış. Batı'da kendisine "Muhteşem Süleyman" denmesinden esinlenerek de sanırım dizinin adı Muhteşem Yüzyıl olarak konuldu. 

Başbakan, Süleyman 30 yıl at üstünde seferlerdeydi diyince öyle bir gülme geldi ki bana anlatamam. Sanırsın bu süre zarfında adam hiç memlekete ayak basmadı, doğan çocuklarını da başkaları peydahladı. Ayrıca niye 30 yıl dedi başbakan onu da anlamadım. Kanuni tahtta 46 yıl kalmadı mı? At üstünde seferlerde olduğu sürenin hepsini toplasan o da 10 yıl gibi bir şey eder. Bu 30 yıl nerden çıktı? Bize bi izah etsin lütfen kendisi.

Cümle alem, tarih kitapları ve arşivler sayesinde biliyor zaten o dönemde nasıl bir hayat yaşandığını. Hürrem Sultan'ın nasıl bir kadın olduğunu yedi cihan duydu da biz mi duymayalım? Ha bu arada kendi öz oğlunu boğdurarak öldürten Kanuni değil de başka biri mi acaba? 

Kanuni'ye saygımız şükranımız sonsuz tabi ki, milletimizin adını dünyaya duyurduğu için. Fakat kimsenin değerlerimizle oynadığı filan yok. O dönemdeki hayatın gerçeklerini okuyup da haberi olmayan insanlara en azından yansıtıyor bu diziler. Okuyup haberi olanlar da yapımın ve oyunculukların kalitesinden keyif alarak bir program seyretmiş oluyor. Bırakın artık şu değerdir bilmemnedir işini. Bu işte değerimiz kabul edin bi zahmet. Gerçekleri görmeye tahammülünüz yoksa izlemeyin, okumayın. 

Ama zaten bütün mesele millete izletmeyip okutmamak tabi orası ayrı...



1 yorum:

crazywomanrosemary dedi ki...

aman bıraksana şu adamı yılda bir kitap okumayanın tarih bilgisi ne kadar olacak Türkiye yi de Belediye gibi yönetip rant için savaş verenlerin dış sermayenin oyuncağı yapmadı mı?neyse fazla söze gerek yok acı olan yönetimde hala onun oluşu:))