22 Haziran 2010 Salı

İyi Seyirler

Sayfama yazdığım ilk yazımın güzel kokan birşey olmasını çok isterdim, ama malesef şu sıralar güzel ülkemizde güzel kokan şeyler olmuyor. Tabiki ufak tefek şeyler oluyor. Yeni doğan güzel bebekler var her zamanki gibi, sokakta gözümün içine bakıp bir avuç mama vereyim diye yalvarırcasına miyavlayan kedilerin masumluğu, güzelliği tartışılmaz. Büyük sanatçılarımızın muhteşem seslerinden çıkan güzel şarkılar, güzel yorumlar, üstatların ellerinin becerisiyle tellerinden çıkan güzel müzikler...Herşeye rağmen çok güzel şeyler var dünyamızda. Amma ve lakin, Türkiye'mizde şu günlerde sevimsiz günler ardı arına geliyor.

Geçtiğimiz yıllarda Televizyon kanallarından birinde yayınlanan bir diziden yola çıkarak şu sıralar yoğun olarak çevremde olup bitenleri dizi film havasında izliyorum, yerimden zıplaya zıplaya, bağıra çağıra. Filmden, diziden anlamam, gidip dizi çekeyim film çekeyim gibi bir hayal kuracak değilim. Ama bu işten anlayanların zaten boş durmayacaklarından eminim.

Hatırla Sevgili adlı diziyi seyrederken, 68 kuşağındaki Teyzem, bir önceki kuşaktan olan babam, annem, dayım...Hepsinin söyledikleri bir şey vardı: "Biz bunları yaşadık, biz o dönemin içindeydik ve nasıl geçti bunca yıl bilmiyoruz, biz neler neler yaşamışız meğer". İşin bir de "biz bunları da yaşamışız" tarafı vardı. Göz önünde olmayan, arka planlarda olup biten, bütün olayların can noktasını belirleyen yüzlerce sahne. Madalyonun arka yüzleri...

Bu cümleleri hatırladıkça, kulağımda çınladıkça bundan 20 yıl sonrasında hayatta olursam eğer, kendi kuracağım cümleleri anımsıyorum. Fazla değil, bundan sadece 20 yıl sonra, idealist bir senaristin kaleminden bir dizi film uyarlanırsa ve bizler bu diziyi izleme fırsatı bulursak, her saniyesini gözlerimizi kırpmadan izleyeceğimizden, her sahnesinde "vay be neler yaşadık biz" ve diğer yandan "vay be neler yaşamışız biz, neler yaşatmışlar bize, ne dolaplar çevrilmiş arkamızdan, ne oyunlar oynanmış, ne kadar boş vaatlerle, süslü püslü cümlelerle kandırılmışız" diyeceğimizden eminim.

Ben merakla bu dizi filmi bekliyorum. Bunca yıldır çözülememiş bir terör sorununun arkasında yatan bütün oyunları merak ediyorum. Her şehit haberi geldiğinde "kim bilir söylemedikleri, yayınlamadıkları kaç şehit daha vardır" diyerek kafamda oluşan sorular, "10 terörist etkisiz hale getirildi" manşetiyle çıkan haberin gerçek yüzünün belki de 1 terörist bile olmayabileceği sorusu, tepemizde yönetici diye dolaşanların, neye güvenerek bu kadar rahat bir şekilde atıp tutmaları, önümüze gelene bin tekme edasıyla dolaşıp bütün dünyaya rest çekmeleri, her gün bir felaket yaşayıp, bu felaketlerin faturasının ödenmesini, önlemlerin alınmasını talep ettiğimizde, basit cümlelerle dalga geçilerek gündemin geçiştirilmesi, böylelikle hiçbir şeyin çözülmemesi, ısrarla çözülmemesi, çözülmedikçe, her geçen gün yeni sorunların da eklenmesiyle birikip birikip patlaması...Bir gün maden patlar, bir gün mayın, bir gün silahlar, bir gün bombalar, bir gün dereler taşar, bir gün magma patlar bütün binaları yıkar geçer...vs

Bakalım daha neler yaşayacağız ve neleri yaşamak zorunda bırakılacağız.

Hepimize iyi seyirler.